İnternette Arayınız!

13 Temmuz 2013 Cumartesi

Yatılı Okumak Ya da YİBO/Bekir AKKAYA

Tam on üç yıl devletin yatılı okullarında okudum. Bugün yine sıfırdan başlasam yine de devletin yatılı okullarında okumayı tercih ederim.
Yatılılığı çok çok istediğimden olsa gerek mesleğimin son iki yılını da yine çok farklı bir yatılı okulda geçirmekteyim.
            Evet Şimdi, kiminin İBO, kiminin de YBO dediği Kumruluların  “tepedeki okul” dedikleri Kumru İMKB Yatılı Bölge Ortaokulunda görev yapmaktayım. Yatılı okullarda okuyarak öğretmen olmuş bir kişi olarak Allah nasip ederse öğretmenlik mesleğine de yine bir yatılı okulda noktayı koymak benim için çok anlamlı olacaktır.
            Devlet okullarında ve yatılı olarak okumayı tercih etmemin en büyük nedeni “Devletin dışında” hiçbir kurum veya şahısa borçlu kalmama olarak
görülmeli. Bu ise benim için  büyük bir sermayedir.
            Yeni sistemden önce YİBO olarak bilinen ve şimdi “İ” harfi kaldırılarak YBO kısaltması ile bilinen bu okullar Yatılı Bölge Okulu anlamına gelmektedir.
           Ybo'lar taşımalı eğitim sistemi'nin ana bileşenleri olup, birden çok kırsal yerleşim birimine hizmet verme amacı ile kurulmuşlardır.
            YBO’larda ya da yatılı okullarda okumak öğrenciler açısından zor gibi gözükse de okul bitiminden sonraki hayatta bu öğrencilerin bulundukları alanlarda çok başarılı oldukları bir gerçektir. Daha da önemlisi “kişisel eğitim uzmanlarının”     önerdikleri mutlu olma ve özellikle “paylaştıkça mutlu olursunuz” ifadesi bu okullarda kendiliğinden oluşur.
            Günlük hayatta “zor gibi” gözüken ve “katlanılmaz” denilen tüm yaşanacakları devletin himayesinde ve öğretmenlerin rehberliğinde çocuk yaşta karşılaşırsınız. Disiplin, tertip düzen, zamanında bulunma, kurallara uyma zor olsa da alıştırılırsınız. Gündüzlü arkadaşlarınız dışarıda top koştururken sizler “etüt ya da mutala”da istemeseniz de kitap karıştırırsınız. Masa üzerlerinde uyur, dışarıdakilere imrenirsiniz.
            Yemeğe saatinde gitmediğinizde aç kalınacağını düşünür, ona göre zamanında hazırlanırsınız. Küçük dolaplara tüm eşyalarınızı düzenli bir şekilde koyar başlangıçta zorlansanız da düzenli olmanın faydalarını aylar geçtikçe anlamaya başlarsınız.
            Yalnızlığı yaşar, en sevmediğiniz arkadaşlarınızla  hiç bitmeyen dostluklar kurabilirsiniz.
            Paylaşmayı,bir elmayı on dilime ayırarak on arkadaşla yemenin tadına varırsınız.
            Yatılı öğrencilik pişirir adamı. Siz de piştikçe pişersiniz.
            Okul bitince olumsuz gibi görünen o yıllarda kazandığınız davranışlar size fazlası ile geri döner.
            Sabırlı olmayı öğrendiğinizden herkesin sıkıntı çektiği olumsuzluklar sizin için basit bir o kadar çözümü olan bir durumdur.
            Kumrumuzdaki YBO çok küçük yaşlarda çocuklarımızı geleceğe hazırlıyor. Sadece okuma-yazma noktasında değil başarılı bir insanın temelini de atmış oluyor.
            Okulumuzda her köyden öğrencilerimiz bulunmaktadır. Diğer yatılı okullardan farklı olarak çocuklarımız küçüktür.
            Bizim dönemimizden şimdiki çocuklar çok şanslı. Bize zeytin bile sayı ile verilirken çocuklarımız şimdi pastalara da bakmıyorlar. Bize yılda bir kez pantolon –ceket verilirken şimdi devlet çocuklarımızı baştan aşağı donatıyor.
            -Öğretmenim telefonunuzla annemi arayabilir miyim?
            Hiçbir YBO’lu öğretmen buna hayır demez.
            Sevgilidir bizim öğrencilerimiz.
            Gözlerden yaşlar damlar olduğu halde…
            “Anne ben seni çok özledim.
            “Ne pişiriyorsun.
            “Anne benim yanıma ne zaman gelecen”
            “İlaçlarını içtin mi anne.
            Babam yanıma ne zaman gelecek?
            İki saat önce anne babadan ayrıldığı halde iki saat sonra bu konuşmalar sürer gider.
            YBO öğretmenleri şefkatlidir.
            Çocuklara toz kondurmazlar. Yeni gelenler de bu düzene uyar. YBO’’da öğretmen olmak diğer okullara da benzemez.
            YBO’da öğretmen hem anadır hem de baba.
            Sınıflara birlikte girilir, yemekler birlikte yenilir.
            Oyunlar eğlenceler. Ağlamalar da birlikte yapılır.
            Günün yirmi dört saati okul ve pansiyonlar cıvıl cıvıldır.
            İşte sizlere Kumru YBO’muzla ilgili küçük bir yazı.
            Kumru YBO bir köyün değil Kumru’nun tüm köylerinin bir okuludur.
            Çocuğunuz yoksa da ara sıra ziyaret edin. Kim bilir belki de bir çocuğa gülümsersiniz de melekleri güldürürsünüz. Belki de hayatınızda hiç yaşamadığınız bir duyguyu açığa çıkarır mutlu ve huzurlu olursunuz.
            En küçük sadaka hayat kurtarır.
Sadaka ise “kimsenin uzanmadığı yere uzanmak, kimsenin okşamadığını okşamak, kimsenin sevmediğini sevmek, kimsenin önemsemediğini önemsemek, kimsenin ziyaret etmediğini ziyaret etmek, kimsenin değer vermediğine değer vermek” olarak görülmelidir.
Kumru Yatılı Bölge Ortaokulu bir anlamda sadakanın her türünü içinde barındıran bir deryadır.
Bu deryanın sakinleri Kumru köylerinin çocuklarıdır.
Son olarak okul sitemizin adresini verelim. http://www.kumruimkbybo.k12.tr/
Sevgi ve sayılarımızla
Bekir AKKAYA/Kumru YBO

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder